Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası Genel Başkanı Ümit Demirel, eğitim çalışanları için Millî Eğitim Bakanlığı önünde “Adalet” eylemi gerçekleştirdi.
Devlet Memurları Konfederasyonu (DMK) paydaşı TEÇ-SEN’in 17 Eylül 2026’da düzenlediği eylemde, hayat pahalılığı ve geçim sıkıntısının ekonomik ve toplumsal etkilerine dikkat çektik. Eyleme, Genel Başkan Yardımcımız Furkan Ali Çiftçioğlu da katıldı.
TEÇ-SEN Genel Başkanı Ümit Demirel, eylem kapsamında yaptığı açıklamada, yüksek enflasyon, kira giderleri, faturalar ve borç yükünün vatandaşların yaşamını giderek zorlaştırdığını belirtti. Demirel, milyonlarca insanın gelecek planlarını erteleyerek yalnızca temel ihtiyaçlarını karşılamaya odaklandığını ifade etti.
Yaşanan durumu “hayatta kalma modu” olarak nitelendiren Demirel, ekonomik güçlüklerin etkisinin gelir kaybıyla sınırlı kalmadığını, psikolojik ve toplumsal yıpranmayı da beraberinde getirdiğini söyledi.
“Gelirler hayatın gerçek maliyetleri karşısında erimiştir”
Vatandaşların birikim yapmak ve çocuklarının geleceğine yatırım yapmak yerine kira, fatura ve gıda harcamalarını karşılamanın hesabını yaptığını belirten Demirel, geçim baskısının sosyal yaşamı da daralttığını dile getirdi.
Demirel, “Gelirler hayatın gerçek maliyetleri karşısında erimiştir. Gelecek planı yapmak için önce bugünü güvenceye almak gerekir” ifadelerini kullandı.
Gençlerin evlilik planlarını, ailelerin ise dinlenme ve tatil ihtiyaçlarını ertelemek zorunda kaldığını kaydeden Demirel, kültürel etkinliklere katılmanın ve sosyal ilişkileri sürdürmenin de artan maliyetler nedeniyle güçleştiğini vurguladı.
Ekonomik sıkıntıların toplumsal etkilerine dikkat çekti
Sürekli geçim kaygısıyla yaşamanın insanlarda yorgunluk, isteksizlik ve belirsizlik duygusunu artırdığını ifade eden Demirel, bu koşulların yol açtığı sorunların kişisel yetersizlik olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Demirel, insanların sosyal ilişkileri, çalışma yaşamı ve geleceğe duyduğu güven üzerindeki etkilerin de dikkate alınması gerektiğini dile getirdi.
“Mesele doğrudan insan onuru meselesidir”
Çalışanların emeğinin karşılığını almasının ve emeklilerin insanca yaşayabilmesinin önemine işaret eden Demirel, insanların yalnızca temel ihtiyaçlarını karşılamasının yeterli olmadığını; güven içinde yaşayabilmesi, dinlenebilmesi ve geleceğini planlayabilmesi gerektiğini vurguladı.
Demirel, “Eğer gençler hayal kuramıyor, aileler nefes alamıyor, çalışanlar emeğinin karşılığını alamıyor, emekliler insanca yaşayamıyorsa; orada mesele sadece ekonomi değil, doğrudan insan onuru meselesidir” dedi.
Açıklamasında emeği, adaleti ve insanca yaşamı esas alan bir anlayışın hayata geçirilmesi çağrısında bulunan Demirel, “Hayatta kalma modu bir milletin kaderi olamaz” ifadelerini kullandı.




